Yeterli Yoldaş ve Sahici Dost Olmak

0

Nuda Elefterya

Önderliğimize dönük geliştirilen komplonun 22. yılına girmek üzereyiz. Önderliksiz geçen 21 yılın ne hissettirdiğini tarif etmek, anlatmaya, kavratmaya çalışmak oldukça zor. Tabi aynı biçimde bunu kabul etmek, bu gerçekle yaşamak daha büyük bir zorluk yaşatıyor insana. 21 yıldır insanüstü bir çaba ile çok güçlü direnen Önderliğimizin direnişinin belki de küçük bir zamanını, biçimini yakalayabilsek belki de başka hiçbir yıl daha Önderliksiz geçmek zorunda olmayacak. Komplonun devletlerarası bir akıl ve planlamayla son derece hesaplı, kitaplı yapıldığı bir gerçek olsa da Önderliğin fikirlerinin adanmışları olarak bizlerin de bu durumda payı oldukça büyüktür. Belki bazı yoldaşlar, bazı yurtseverler, Önderliği sevenler komplonun bizimle nasıl bir alakası olabilir diye düşünüyor olabilirler. Belki birçok kişi Önderliği tanıdığında, fikirleriyle buluştuğunda, doğrularını yaşamının temeline koymaya başladığında Önderliğimiz zaten esir alınmıştı diyebilir.

Böylece kendini bu tarihin lanetli olayı olan komplodan sorumlu görmüyor olabiliriz. Fakat durumun tam olarak böyle olmadığı düşüncesindeyim. Doğru, belki birçok yoldaş, yurtsever, Kürtsever veyahut Önderlikten esinlenen devrimci demokratlar, sosyalistler komplonun gerçekleşmesinden sorumlu değildir. Fakat bu saydığımız kesimlerin tümü komplonun hala devam ediyor olmasından birebir sorumludurlar. Kendilerini böyle hissetmiyorlarsa da hissetmek durumundadırlar. Kaldı ki Önderlik komployu değerlendirirken yetersiz yoldaşlık ve sahte dostluktan bahsetmektedir. Komplonun nasıl planlandığını, amacının ne olduğunu elbette ki bu yazıda yazma gereği yoktur. Eminim ki bu yazıyı okumakta olan her birey devletlerarası büyük bir ihanetle yapılan bu komplonun amacına, gerçekleştirilme biçimine dair bir biçimde bilgi sahibidir. Kaldı ki Önderlik bu konuları detaylı biçimlerde savunmalarında çokça dile getirmiştir. Detayları öğrenmek isteyenler elbette daha fazla araştırmalıdır. Araştıran her devrimci, militan ya da yurtsever devletlerin rolleri dışında da kimi durumların belirleyici olduğunu görecektir.

Yetersiz yoldaşlık ve sahte dostluk komplonun gerçekleşmesine sebep olan etkenlerdense kendini yoldaş ya da dost olarak tanımlayan veyahut daha geniş çerçevede kendine yurtsever, demokrat, devrimci, sosyalist, solcu vs. diyen herkes bu durumda sorumluluk altına girmez mi? Neden mi; çünkü bu tanımlamaların her biri direnmeyi, haksızlığa karşı çıkmayı ve mücadeleyi etmeyi gerektirir. Önder APO sadece kendini bu sıfatlarla tanımlayanlar için değil insanlık adına nefes alıp veren, ruhunu insana dair herhangi bir gıda ile beslemeyi devam ettiren tüm bireyler için mücadele etmeyi tercih etmiştir. 21 yıldır devam eden büyük savaşı, büyük direnişi tüm insanlık adına vermektedir. Kendisini yoldaş ve dost kabul edenlere dönük her koşulda öncülük etmiş hatta en büyük düşmanlarına dahi doğru çizgiyi göstermek adına muazzam öngörüsü ile hep uyarılar yapmıştır. Kuşkusuz bu durumda Önder APO sadece Kürtler adına mücadele etmemektedir.

Kürdistan’da, Ortadoğu’da hatta dünyada mücadele ederek yaşayan tüm insanlar ve halklar için büyük direnmekte ve büyük savaşmaktadır. Başta da belirttiğim gibi belki birey olarak her birimizin tek tek komplonun gerçekleşmesiyle bir ilgimiz olmayabilir ancak komplonun devam etmesiyle çok ciddi bir ilgimiz vardır. En azından bu son 21 yıldır Önderliği tanıyan her birey bu duruma karşı sorumludur. Çünkü İmralı sistemi bir işkence sistemidir ve işkence insanlık suçudur. Bu basit gerçek dahi bu durumdan haberdar tüm insanları sorumluluk altına koymaktadır.

Komplonun Önderliğimizin, hareketimizin, halkımızın ve dostların mücadelesiyle boşa çıktığı bir gerçek ancak tecridin giderek ağırlaştırıldığı ve uzun zamandır insanlık dışı bir işkence durumunu aldığı da dayanılmaz bir gerçektir. Önder APO temsil ettiği değerlerle insanlığın geleceği için aranan umutların en büyüğü ve en güçlüsüdür. Bu yüzden dolaylı dahi olsa bir biçimde fikirleriyle tanışma şansı bulan herkes Önderliği sahipleniyor ve özgürlüğü için bir şeyler yapmak istiyor. Yoldaşlığın, dostluğun, özgürlüğün, insanlık savaşının en büyük temsilcilerinden biri Önder APO’ dur. Ve Önder APO korunmalıdır. O halde kendine yoldaş ve dost diyen herkesin sorumluluklarının bilincinde olarak Önderliğe sahip çıkması ve Önderlikle birlikte direnmesi gerekmektedir. Komplonun gerçekleşmesini militanlar, yoldaşlar, yurtseverler ve dostlar olarak tüm çabalara rağmen engelleyemedik belki ama komplonun devam etmesini engelleyebiliriz. Engellemeliyiz. Bunun için esas engel düşman değil, inanın ki esas engel hala bizim içimizdeki yetersizlik ve sahteliklerdir. Yetersizlik ve sahtelikleri aşarak Önderlikle doğru temelde mücadele yoldaşlığı, dostluğu yapmak tarihsel zorunlu bir görevdir.

Militanlar ve yoldaşlar için söylenecek söz başka biçimlerde de söylenmiştir, söylenmelidir elbette. Onlar ne yapmaları gerektiğini zaten biliyorlardır…

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.