Önder APO’dan Kadınlara

0

Önder APO

Düşünmesi gereken sizsiniz, ordulaşması gereken sizsiniz, karar sahibi olması gereken sizsiniz. Her konuda kendinize, bedeninize, ruhunuza, bilincinize nasıl özgürce yaklaşmak istiyorsanız, onun özgür tartışması, özgür kararlaştırması da sizindir. Silahlarınız da yanı başınızdadır. O açıdan “beni yanılttılar, bizi bastırdılar” diyemezsiniz. Bunu söylerseniz alçaksınız. Çünkü parti size bu konuda silah vermiştir; örgüt silahı, askeri silah kısaca her şey var. Kullanmak sizin görevinizdir. Şimdiye kadar yapıldığı gibi, “şu bana şöyle yaklaştı, duygusallığı, köleliği dayattı, benimle oynadı” diyemezsiniz. En doğrusunu siz dayatacaksınız. Gerekirse silahla, dilinizle, beyninizle her türlü yaklaşımın özgür sahibi olmayı bileceksiniz.

Erkekten ne istiyorsunuz, kendinizden ne istiyorsunuz, toplumdan ne istiyorsunuz, hatta insanlıktan ne istiyorsunuz? Bunun çözüm gücü kendiniz olacaksınız. Bizden yoldaşça destek, dayanışma, partinin ilkelerine bağlılık sonuna kadar var. Bu konuda Önderlik, görevlerine sonuna kadar sahip çıkar. Dolayısıyla daha özgün, daha sonuç alıcı bir çalışmanın içindesiniz. Ulusal kurtuluş savaşı ne kadar ilerlemişse, sizin kurtuluş savaşınız da o kadar ilerlemiştir. Biz, kadının özgürleştiği düzey kadar toplumun, bireyin, ulusun özgürleşmesine ve ülkenin kurtuluşuna bağlı kaldık. Daha ileri adımların sahibi olmak size düşer. Cesur davranın, bu bir utangaçlık, bir duygusallık sorunu değildir. Her şeyi öncelikle kendinize layık görmelisiniz, kendinize güvenmelisiniz.

İnanıyorum ki, istediğiniz kadar tartışma, kararlaşma, güç sahibi olma doğrudur, hatta gereklidir de. Toplumsal gelenek, tarih bu konuda tersini söylüyorsa, suç biraz da bu baskıcı tarihindir, sınıflı ve kirli toplumundur. Kadın cinsinin eşit ve özgür yaklaşımları, topluma girişi, girmemesinden daha değerlidir. Savaşa girişi girmemesinden daha değerlidir. Dolayısıyla görevlerinize sahip çıkacağınıza ve oldukça ileri gelişmelere yol açacağınıza, kendi kaderinizi özgürce tayin edeceğinize inanıyorum. Savaş, ordu, parti gerçeğimize zarar verme, zora sokma şurada kalsın; tam tersine, alabildiğine güç verme, hatta ona öncülük, önder kişilikler düzeyinde açıklık getirme, önderlik etme ve böylece gerçek öncüye yaraşır bir tavırla sahip çıkmaya çaba göstereceksiniz. Bu temelde kendinizi kazanacaksınız. Savaşı parti öncülüğünde kazanacaksınız, giderek toplumdaki ve ulusal kurtuluştaki yerinizi alacaksınız.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.